Güzellik Merkezi Tavsiyeleri

Güzellik Merkezi Tavsiyeleri güzellik merkezi, beauty, protez tırnak hakkında herşey

🙈 amin
08/03/2022

🙈 amin

BİR İNGİLİZCE ÖĞRETMENİN ANISI.Bir gün sınıfta şartlı cümleleri anlatıyorum.Aralık’tı aylardan.Tahtaya İngilizce bir cüm...
07/09/2019

BİR İNGİLİZCE ÖĞRETMENİN ANISI.
Bir gün sınıfta şartlı cümleleri anlatıyorum.
Aralık’tı aylardan.
Tahtaya İngilizce bir cümle yazdım.
“Evet çocuklar, tahtada
‘Eğer çok zengin olsaydım, anneme ... alırdım.’ yazıyor.
Cümledeki boşluğu, hayal gücünüzü de kullanarak doldurun.
Anlaşıldı mı?” dedim.
Anlaşılmış olmalı ki herkes sessiz bir şekilde,
Dağıttığım küçük kâğıtları aldı
ve gözlerini tavana dikip düşünmeye başladı.
Beş dakika sonra sınıfı dolaşıp kâğıtları topladım
ve tek tek okudum.
Uzay gemisi, Ferrari, Miami’de yazlık, Maldivler’de ada...
Ben okuyorum, sınıf gülüyordu.
Son kâğıdı içimden okudum.
“If I were rich, I would buy flowers for my mom.”
Cümlenin sahibi, o sene sınıfa yeni gelen çelimsiz,
İçine kapanık bir çocuktu.
“Aramızda çok duygusal bir arkadaşımız var!” dedim.
“Selim, kalk bakalım.
Ne yazdığını arkadaşlarına söyleyebilir misin?”
“Çiçek alırım, yazdım öğretmenim.”
Sınıfta hafif bir kahkaha koptu.
“Ben çok zengin olduğunuzu düşünün,
Hayal gücünüzü kullanın" demiştim.
Buna rağmen çiçek alırım yazdığına göre,
Önemli bir sebebin olmalı” dedim.
Bir süre sessizce bekledi, sonra ayağa kalkıp,
“Aklıma başka bir şey gelmedi öğretmenim” dedi usulca.
Yüzünde
Gülmekle ağlamak arası garip bir ifade vardı.
“Oğlum, dalga mı geçiyorsun?” dedim sertçe.
“Aklınıza bir şey gelmesi için illa not mu vermemiz gerekiyor?”
Hiç cevap vermedi.
Kâğıtları geri dağıttım.
Sınıf; çalan zille birlikte,
Kovanı kurcalanmış arı sürüsü gibi bahçeye aktı.
Dışarıda ince bir yağmur yağıyordu.
Ertesi sabah okula geldiğimde,
Selim’in babasını lobide beni beklerken buldum.
Önündeki sehpada bir gün önce sınıfta dağıttığım,
Buruşuk kâğıt parçası duruyordu.
Oturup biraz konuştuk.
Kısa bir görüşmeden sonra ayrıldı.
… zorlukla zümre odasına doğru yürüdüm.
Başım dönüyordu.
Hıçkırığa benzer garip bir şey,
Diyaframdan gırtlağıma kadar tırmanmış,
Patlamaya hazır bekliyordu.
Kâğıttaki küçük boşluğu çiçekle dolduran Selim’in,
Hayatındaki en büyük boşluğu da,
Çiçekle doldurmaya çalıştığını öğrendim..
Üç ay önce bir trafik kazasında annesini kaybettiğini
ve o günden beri,
Babasıyla,
Hiç aksatmadan her Cuma günü,
Annesinin mezarını ziyaret edip mezarlığa çiçek diktiklerini...
Önceki gece babası duymasın diye,
Yüzünü yastığa gömerek sabaha kadar hıçkırdığını...
Ve üniversiteden alınan diplomayla öğretmen olunamayacağını...
Hepsini, hayatımın o en serin Aralık sabahında öğrendim…
"Öğretmenlik sabah gidip öğlen geldiğin,
Cumartesi, Pazar, Sömestr
ve yazın tatil yaptığın bir meslek değildir.
Öğretmenlik Anne olmaktır.
Baba olmaktır.
Ağabey olmaktır..
Kısacası, İnsan olmaktır."

26/02/2016
ETKİLENMEMEK ELDE DEĞİL !Hz. Fatıma,'- ya Ali' Hasan, Hüseyin aç, evde yiyecek yok.. gidip yiyecek birşeyler alsana" der...
28/01/2016

ETKİLENMEMEK ELDE DEĞİL !
Hz. Fatıma,
'- ya Ali' Hasan, Hüseyin aç, evde yiyecek yok.. gidip yiyecek birşeyler alsana" der.
Hz. Ali'nin sadece altı dirhemi vardır.
Yiyecek almak için evden çıkar ve giderken yolda kavga eden iki insan görür.
Hz Ali:
"Niçin kavga ediyorsunuz?
Şu âlemde Allah'ı düşüneceğiniz yerde niçin birbirinizle mücadele ediyorsunuz?" diye sorar.
Kavga edenlerden biri, diğerinden altı dirhem alacağı olduğunu, vermediğini, söyler.
Hz Ali cebindeki altı dirhemi çıkarır ve alacaklıya verir.
Evine geldiğinde eli boştur, 'Cennet kadınlarının seyyidesi',
"- Ya Ali, hiç mi bir şey almadın?" diye sorunca,
"- Ama ara düzelttim ya Fatma" der.
Hz Fatma'nın yüzünde nurlu bir gülümseme belirir.
Memnundur kocasının bu güzel hareketinden.
Daha sonra Hasan'la Hüseyin ağlamaya başlarlar, 'açız' diye.
Bu acı manzaraya dayanamaz ve evden çıkar.
Yolda bir adama rastlar.
Elinde besili bir deve;
"- Ya Ali bu deveyi sana satmak isterim, ucuza satacağım."
"- Param yok" der Hz Ali.
"- Olsun" der adam.
"- Bu deveyi sana vermeyi çok istiyorum.150 dirhem bu deve.
Al sonra ödersin."
Alır Hz Ali o deveyi.
Yolda giderken başka adama rastlar.
"- Ya Ali" der, "ne güzel bir deve bu.
Ben bunu 300'e alayım ne olursun reddetme beni."
Hz Ali: "- Ama ben bunu 150'ye aldım" der.
"- Olsun, ben çok beğendim bunu" ve deveyi satar.
Hz Ali mutlu bir şekilde gider yiyecekleri alır eve döner.
Sonra Peygamber'in huzuruna çıkar.
Efendimiz(s.a.v.) güler, "gel" der, "ya Ali şu deve hikâyesini anlat".
Anlatınca da der ki:
"- Sen ki ara düzelttin.
Allah Cebrail'i ile sana deveyi sattı.
İsrafil'i ile de satın aldı.
Her kim ki ara yapar, birleştirir, düzeltir, ikilikten insanları kurtarırsa o bendendir ya Ali."

BAKIŞ AÇILARIMIZ NİYETLERİMİZİ YANSITIR!.....Yaşını başını almış iki eski arkadaş hanımefendi yolda karşılaşmışlar.Hal h...
15/01/2016

BAKIŞ AÇILARIMIZ NİYETLERİMİZİ YANSITIR!.....

Yaşını başını almış iki eski arkadaş hanımefendi yolda karşılaşmışlar.Hal hatır sormuşlar.Sıra çocuklarına gelmiş.“Senin oğlan nasıl,evlendi mi?” diye sormuş biri,“Evlendi” demiş öteki,“evlendi ama ah,sorma,öyle bir gelin çıktı ki,felâket!..

"Sabahtan akşama çalışıyor,evde doğru dürüst yemek pişmiyor,yorgun olduğu zaman oğluma yemek pişirttiriyor.Bazen sabah kahvaltısını bile oğlum hazırlıyor.Ne dikiş var, ne ütü. Bir kadın bulmuş, bütün işi ona yaptırtıyor. Evde prensesler gibi oturuyor, oğlum için özel hiçbir şey yapmıyor, çok üzgünüm, çok…”

“Vah vah” demiş arkadaşı, “peki kızın nasıl, o da evlendi mi?”… “O da evlendi” demiş arkadaşı,

“ama o çok mutlu, öyle iyi bir damadım var ki, kızımın elini sıcak sudan soğuk suya sokturmuyor. Kızım çalıştığı için çok yoruluyor, çoğu akşam, yemekleri beraber pişiriyorlar, hatta bazen damadım hazırlıyor. İnanır mısın öyle iyi bir çocuk ki tatil günlerinde kahvaltısını kızımın yatağına götürüyor.Bir kadın bulmuşlar, evin bütün işlerini o yapıyor, kızım evde hiç yorulmuyor, prensesler gibi oturuyor, kocası da ondan iş beklemiyor, çok memnunum, çok… -

Kaza mahalinde elinde cep telefonuyla koşturup "112′nin numarasi neydiiiii?" diye bagıran sarışına,Banyonun lambası yanm...
15/01/2016

Kaza mahalinde elinde cep telefonuyla koşturup "112′nin numarasi neydiiiii?" diye bagıran sarışına,

Banyonun lambası yanmayınca elektrikler kesik zannedip yarım saat gelmesini bekleyen. Beklerken de canı sıkılmasın diye televizyon seyreden kişiye,

Ailecek televizyon izlerken üst komşu küçük oğlunu göndermiş. Çocuk, anneme ”X teyze, annem dedi ki, bari haberleri açsınlar da, biz de dinleyelim”. Biz de kırmadık, açtık. Ailecek çok iyi niyetli olduğumuzdan, televizyonları bozuk sandık. Yüksek sesten dolayı bize laf soktuklarını anlamamız çocuğun ikinci gelişinden sonra oldu. Bu olayı yaşayan aileye,

Lisedeki Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenimiz AIDS’in açılımını yapıyor: (A)llaha [İ]syan eden (D)eyyusların (S)onu… diyen hocaya,birer alkış istiyorum

Ayrıca aşağıdakiler de birer tebrik hakediyor:

Acı Kaybımız:

3 ay önce ailemize katılan, "Necmi" ismini verdigimiz kaplumbağamız dün vefat etmiş. Aile arasında sade bir törenle evin arka bahçesine gömdük. Hayvancağız durduk yerde can verdiği için gidip, Necmi’yi aldığımız dükkanın sahibine sebebinin ne olabileceğini sorduğumuzda ”Abi onlar kış uykusuna yatar” cevabını almış bulunmaktayız. Hepimizin başı sağolsun. Bu vicdan azabıyla ben de çok yaşamam herhalde.

Alfabe:
Ben de bu yıl okula başlayan torunum için kuvvetli bir moral alkışı istiyorum. Daha ikinci gün: ‘örrrtmenim, taa evden buraya tel çizmeye mi geldik, hep yumarlak mı yapcaz, harf felan öretmicen mi?’ deme cesaretini gösterdiği için,

Annem:
"Bu taraf bitti" diye CD’yi arkasına çeviren ve sonra da "CD çalar çalışmıyor!" diye feryat eden anneme alkış az geliyor!

Düz Mantık:
Eğer bir sokakta yürüyorsanız ve camında ”Bu ev kiralıktır” yazılı bir evin yanından geçip birkaç adım sonra önüne geldiğiniz bir başka evin camında ”Bu da” yazısını görürseniz, bilin ki Trabzon’dasınız.

İngilizce Yazılısı:
Bir alkış da İngilizce sınavında "Nice …….." şeklindeki boşluğu
"Nice mutlu yıllara!" biçiminde dolduran, dahi mi yoksa aptal mı olduğunu henüz anlayamadığımız öğrencime istiyorum.

Hugo’lar Beşledi:
Bir alkış da lisede edebiyat kitabından bir metni tüm sınıfa sesli olarak okurken V. Hugo’ya "Beşinci Hugo" diyen arkadaşımıza gelsin.

Havale:
Bankada gişenin önünde işlemimin yapılmasını bekliyorum. Yanımdaki gişede işlem yaptıran yaşlı teyzeye, işlemini yapan kadın soruyor: "Parayı kim alacak teyze? Alıcısına ne yazalım?" Teyzem cevap veriyor: "Bu paranın hayrını görme inşallah yazalim"

Kadın sabah kalkmış, aynaya bakmış ve kafasında yalnız üç tel saç görmüş…“Hımm…” demiş… “Galiba bugün saçımı örgü yapaca...
12/01/2016

Kadın sabah kalkmış, aynaya bakmış ve kafasında yalnız üç tel saç görmüş…
“Hımm…” demiş… “Galiba bugün saçımı örgü yapacağım…” Öyle de yapmış, günü de harika geçmiş…
Ertesi gün kalkmış, aynaya bakmış… Kafasında iki tel saç kalmış…
” Hımm…” demiş. “Bugün saçımı ikiye ayıracağım…” dediğini de yapmış, harika bir gün geçirmiş…
Bir ertesi yine kalkmış ve aynaya bakmış. Kafasında tek tel saç var.
“Tamam, tamam…” demiş… “Artık bugün at kuyruğu yaparım…” Öyle de yapmış, ve çok çok güzel bir gün geçirmiş…
Daha bir ertesi, aynaya baktığında, kafasında bir tek tel bile kalmamış…
“Waow” diye bağırmış… “Bugün saç derdim yok…”


BAKIŞ AÇISI HERŞEYDİR
Hayat, fırtınanın geçmesini beklemek değildir ki…
Yağmurda da yürüyebilmeyi becerebilmektir!

Hangisi desek ✌
12/01/2016

Hangisi desek ✌

Sakın!!
12/01/2016

Sakın!!

Address

Istanbul
Istanbul
34400

Telephone

0537

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Güzellik Merkezi Tavsiyeleri posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Güzellik Merkezi Tavsiyeleri:

Share