27/11/2025
Bu yerleştirme, mimarlık üretiminde modüler, tekrarlı sistemlerden organik, akışkan ve algoritmik biçimlere uzanan dönüşümü araştırır. “Arada” teması, bu iki üretim kültürü arasında kalan eşiği; biçimsel olduğu kadar araçsal bir kırılma alanı olarak ele alır.
Çalışmanın merkezinde klasik bir Lego parçası yer alır: tanımlı, rasyonel ve modüler bir sistemin temsilcisi. Bu parça, dijital ortamda parametrik olarak evrilir; bir yüzü köşeli ve ölçülü kalırken, diğer yüzü akışkan ve belirsiz biçimlere dönüşür. Her parça, analog ile dijital, modül ile morf arasında bir geçiş nesnesidir.
Parçalar, LIA ofisinde 3D yazıcı ile biyobazlı mat PLA filament kullanılarak üretilmiştir. Tek renk yüzey, sade bir anlatımı ve sürdürülebilir bir üretim anlayışını temsil eder. Parçaların birleşimi, hem fiziksel hem de kavramsal düzeyde iki üretim kültürünü bir araya getirir.
Bu proje, bu iki üretim anlayışı arasında kalan mimar kuşakların deneyimini görünür kılmayı amaçlar. Ne tamamen analog bir sistem içinde yetişmiş, ne de dijital doğan bu nesil; üretim araçlarının, kavramlarının ve form dillerinin kesişiminde konumlanmıştır. “Arada” olmak, burada bir nostalji değil; iki üretim kültürü arasında kurulan yeni bir ifade alanıdır.
Bu üretim önerisi, mimarlıkta biçim ve araç arasındaki dönüşümün fiziksel bir yorumu olarak düşünülebilir. Aynı zamanda mimarlık eğitimindeki kuşaklar arası farkları ve üretim dili üzerindeki etkilerini görünür kılmak adına deneysel bir zeminde ilerler. Modülden morfa uzanan bu geçiş, yalnızca formun değil; düşünme ve üretme biçimlerinin evrimini temsil eder.
Bienal için önerilen bu çalışma, “arada kalmak” hâlini bir eksiklik ya da geçici durum olarak değil; üretken bir kırılma anı olarak ele alır. Kesişimde kalmak, burada bir tercih değil; yeni bir üretim biçiminin doğduğu eşiktir.