15/11/2025
Canım kendim…
Belirsizliklerden her korktuğunda; hayatın asıl sürprizlerinin onlar olduğunu söyle kendine. Sonunu bildiğin bir filmi izlemek, ne kadar keyif verir ki insana? Belirsizlikle başa çıkabilmeliyim deme boşu boşuna. Belirsizliğe kollarımı nasıl açabilirim diye sor kendine. Hem dedikleri gibi “Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme. Nereden bileceksin hayatının altının üstünden daha iyi olmayacağını?”
Canın sıkıldığında, kırıldığında, umutsuz olduğunda “ağla”; içinden geldiği gibi “ağla”. Kendine yapabileceğin en büyük kötülük; hep güçlü durman gerektiğine inanmak. Gülmek kadar, ağlamak da hayata dair. Ağlıyorsun diye zayıf değilsin; aksine ağlamaya cesaret edebilenlerdensin, iyi ki!
Canım kendim…
Dünyanın yükü ağır geldiğinde güneşe dön yüzünü, çiçeklerin yaptığı gibi. Karanlık gecelerin aydınlandığını, bu hayatta her şeyin geçici olduğunu unutma. Hiç geçmeyecek sandığın ne varsa iyi ya da kötü; her zaman geçmedi mi ki?
Bu arada kötü olmadan iyinin, çirkin olmadan güzelin, zor olmadan kolayın bir anlamı olmayacağını hep hatırla. Zorluklar dediklerin, göğüs gerdiklerin, emek verdiklerin, sabrettiklerin sonrasında sana kalanları düşün. Başarıların, mutlulukların, sevinçlerin tadı başka nerede var ki?
Çevrene yardım etmeden önce kendine dön ve dürüstçe sor. Sen iyi misin? Gücün var mı? Peki ya gönlün? Sadece yapmak zorunda olduğunu düşündüğün için, kendini yiyip bitirme. “Canım kendim” demeyi ihmal etme. Önce seni dinleyeyim, gel elinden tutayım, sırtını sıvazlayayım. Aferin’leri dışarıya bol bol dağıtmadan önce, gel seni alkışlayayım.
Sana iyi gelenleri yapayım, başkalarının akıl verdiklerini değil. Ne zaman bilerek seni üzmek istesem durayım. İçime sinmeyenler varsa durayım. Bazen çok içinde kaybolmaktansa, dışarıdan bakayım. Her yeni nefes yeniliklere gebe hatırlayayım.
“Canım kendim” diyebilmek için her yeni gün daha çok an, daha çok alan yaratayım. Hadi gelsene önce seninle şöyle bir oturayım.